Sinema Sadece Sinema Değildir

 

 
YILMAZ GÜNEY
Oylayın
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız6 Yıldız7 Yıldız8 Yıldız9 Yıldız10 Yıldız
7,00/10 - (5 Kişi)
Loading...

Özellikler

araştırma
10


çaba
10


çalışkanlık
10


disiplin
10


doğaçlama
10


duyarlılık
10


eğitim
10


entellektüellik
10


konsantrasyon
10


motivasyon
10


önsezi
10


tecrübe
10


vücut dili
10


yaratıcılık
10


yenilik
10


yetenek
10


yorumlama
10


Toplam Puan
10

10/ 10

"YILMAZ GÜNEY"
SAYFASINA KATKIDA BULUNUN
BİLGİ EKLEYİN FOTOĞRAF EKLEYİN
 
Doğum Tarihi:1 Nisan 1937
Doğum Yeri:Adana / Yenice / Karataş,
Asıl İsmi:Yılmaz Pütün
Nam-ı Diğer:Çirkin Kral
 
Biyografi

(1 Nisan 1937; Yenice, Karataş, Adana – 9 Eylül 1984, Paris), Zaza ve Kürt asıllı sinema oyuncusu, yönetmen, senarist ve yazardır. Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.

Sinema öncesi

Yılmaz Güney’in gerçek adı Yılmaz Pütün’dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir. 1937 yılında, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Babası Siverekli ve annesi Vartoludur. Kendisi aslen Sivereklidir. Adana’da büyümüştür ve daha sonraki yıllarında da Adana’yı unutmamış ve Adana birçok sinema filmine konu olmuştur. Adanalı olarak bilinir. Adana’da bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul’a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz’ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.

Sinemaya başlaması

Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan’ın Karasevdası’nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkûm olur.

İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir “Anadolu çocuğunun” otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad’ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu’dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.

Cezaevi ve firari yılları

Yılmaz Güney, 1972 yılında “devrimcilere yardım ve yataklık yaptığı” gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974’te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu’yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim’de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976’da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevinden yurtdışına firar etti. Yılmaz Güney’in hapisten kaçış serüveni çok ilginçtir; hapse girmeden önce çekmiş olduğu Şeytanın Oğlu filminde bir günlük bayram izninde dışarı çıkan ve kayıplara karışan bir adamın hikayesini anlatan sanatçı, filmi kendisi oynamış oldu. Bir günlük izin ile hapisten çıkan Güney, Antalya’nın Kaş ilçesinden Yunanistan’a bağlı Meis adasına, oradan da İsviçre’ye kaçtı. Daha sonra Fransa’ya geçti ve yaşamının geri kalanını orada geçirdi.

Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. Yol’un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali’nde ödül aldı. Yurt dışına kaçtıktan sonra Fransa’da Duvar filmini çekti. Güney’in, 1976 yılında Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı Duvar onun son filmi olmuştur.

Son yıllarını Paris’te geçiren Güney, mide kanseri nedeniyle 9 Eylül 1984’te yaşamını yitirdi. Paris’te bulunan Père Lachaise Mezarlığı’na gömüldü.

Ödülleri:

Cannes Film Festivali
Altın Palmiye (Palme d’Or) – 1982 Yol
FIPRESCI Ödülü (Prix de la FIPRESCI) – 1982 Yol
Ekümenik Jüri Ödülü Özel Mansiyon – 1982 Yol

Berlin Film Festivali
FIPRESCI Ödülü (FIPRESCI Preis)
1977 Tüm filmleri

Altın Portakal Ödülleri
En İyi Senaryo – 1975 Endişe
En İyi Erkek Oyuncu – 1967 Hudutların Kanunu, 1970 Bir Çirkin Adam
En İyi 2. Film – 1975 Arkadaş
En İyi 3. Film – 1975 Zavallılar

Altın Koza
En İyi Film – 1970 Umutsuzlar, 1971 Ağıt
En İyi Yönetmen – 1971 Ağıt
En İyi Senaryo – 1970 Umutsuzlar, 1971 Ağıt
En İyi Erkek Oyuncu – 1969 Seyyit Han, 1970 Umut, 1970 Acı

Kitapları

Boynu Bükük Öldüler (1971)
Ağıt
Arkadaş
Sürü
Salpa (1975)
Ölüm Beni Çağırıyor Gençlik Öyküleri
Acı
Sonsuz Bekleyiş Otuz Yılın Şiirleri
Yol
Sanık
Hücrem
Soba, Pencere Camı ve İki Ekmek İstiyoruz
Oğluma masallar
Zavallılar
Sen ve ötekiler

Filmografi:
  • Oyuncu (Rol aldığı filmler)
Resimler:

 
 Turksinemasi.com
YILMAZ GÜNEY

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Saygıyla Anıyoruz