Sinema Sadece Sinema Değildir

 

 
Röportaj – Ayça Ayşin Turan

    Genç Oyuncu Ayça Ayşin Turan ile özel röportaj !

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

– İlk olarak sizi tanıyalım. Ayça kimdir?

Ayça, İstanbul Üniversitesinde Sinema TV eğitimi alan, capcanlı, heyecan dolu, oyunculuk serüveninin henüz başında, tam bir Karadeniz kızıdır…

– Oyunculuk yolunuz.. Hem zor hem de çok zevkli bir yol.. Yolu da hayali kadar güzel mi?

Bizleri hayallerimize ulaştıran yol zor olsa da, tabi ki kurduğumuz her hayal gerçek olsun isteriz… ? Hali ile her işin olduğu gibi bizim işin de zor yanları var. ? Ama işinizi aşkla ve tutkuyla yaptığınız zaman, o yoldaki bütün zorlukları bir anda unutabiliyorsunuz.

– En büyük destekçiniz ve engel olmak isteyenler.. Mutlaka her ikisi de vardır.. Kimler destek; kimler engel oldu bu yolda?

Tabi ki en büyük destekçilerim ailem (Bu arada tam bir anne kuzusuyum’dur) ve menajerim Tümay Özokur. Onlar yanımda olduğu sürece ben hep güvendeyim. Engel olmak isteyenler var mıdır? Bilmiyorum, açıkçası..

– Belki sıradan bir soru olacak ama; merak ediyorum. Ayça gerçekten mutlu mu?

İnsan kendi kendini mutsuz ediyor aslında. Ben mutluyum; çünkü kalbim huzurla dolu , ufacık şeylerden mutlu olabiliyorum. Yaptığım işe aşığım, gülmeyi çok seviyorum. Sevgili fanlarım bilir, kahkahalarım oldukça meşhurdur hatta, içinizi ferah ve temiz tuttuktan sonra mutlu olmamak için bir nedeniniz yok bu hayatta.

– Ayça’nın dünyası.. Biraz anlatır mısınız.. Sevdiklerinizi, hayal kırıklığınızı, yaşamınızı..

Çok sade bir insanım. Enerjim çok yüksek. O yüzden yanımda benim enerjimi düşürecek insanlara yer vermeyi tercih etmiyorum. Sürekli mutsuz gezen ve her şeyden şikayetçi olan insanlara tahammülüm yok. Tam olarak neysem oyum. Hissettiğimi söylüyorum ve hissettiğimi yaşıyorum. Bir de kesinlikle saygısızlığa tahammülüm yoktur.

– Hayat felsefeniz nedir?

Benim hayat felsefem “Ya hep ya hiç!”. Siyahla beyaz kadar netim. Griler pek yoktur hayatımda.

– Ayça’nın hayalleri ve hedefleri.. Neler?

Şu anda olmak istediğim yerdeyim. Yarının ne getireceğini bilemem, ama mesleğimde emin adımlarla ilerlemek en büyük arzum.

– Kolay gözükse de şahit olduğum kadar zor bir meslek oyunculuk. Peki bu sektörü nasıl değerlendirirsiniz?

Evet, zor tarafları var. Kendinize özel bir hayatınız yok. Belli çalışma saatleriniz yok, ama hani derler ya ‘sevince ve isteyince her işin üstesinden gelinir’ diye, galiba öyle oluyor. Bu sektörde olmaktan dolayı çok mutluyum ve şu anda o kadar güzel bir ekibin içerisindeyim ki; bu da benim şansım olsa gerek.

– Karagül.. Okul mu yoksa başlangıç mı?

Karagül, benim için tam anlamıyla bir okul. Burada bir hamur gibi yoğurulup, şekillenmeye başladım. Çok değerli isimlerle aynı sette olmak benim için paha biçilmez..

– Ayça’nın asla vazgeçemeyeceği şeyler.. Var mı?

Hissettiğim gibi yaşamaktan asla vazgeçmem.

– Edebiyatsız röportajım olmaz.. Edebiyat nedir sizin için? Edebiyatsız hayat olur mu?

Ben bir Edebiyat öğretmeninin kızıyım. Bu yüzden bende edebiyatın yeri ve önemi çok farklıdır. Edebiyat dolu bir evde büyüdüm. Benim için edebiyat hayatı anlatma biçimi; gençliği yetiştirir, yaşlılara zevk verir, ikbalde süs, felakette teselli ve sığınak olur…”

– Aşk.. Aşkı nasıl tanımlarsınız? Akıl işi mi yoksa gönül işi mi?

Aşk genelde çok sınırlı düşünülen bir duygu. Aşk denince, ilk akla gelen hep karşı cinse duyulan ilgidir ama, benim için bu kadar sınırlı değil. Ben işime aşığım, aileme aşığım insanlara doğaya, yaşama aşığım… İlişki olarak ise aşkta önce gönül sonra mantık devreye girer bende. Her ikisi de olmalı diye düşünüyorum. Aşkı samimi yaşamayı çok seviyorum…

– Ayça’nın hayat mücadelesi? Acısız yaşam olmaz. Hayat mücadelenizi anlatır mısınız? Okul sınavlarına şükür ediyor insan dimi? Hayat sınavı daha zor..

Doğduğumuz an itibari ile başlıyor sınavımız esasında. Çocukken sınavları dert ediyorduk biraz daha büyüyünce iyi bir okul kazanma kaygımız oldu, derken okuldan sonra ne olacak … Galiba ben hala aynı hayat mücadelesi içerisindeyim. Henüz okumakta olduğum bir okulum var ve onun kaygısını taşıyorum… Hayat bu, acı tatlı hatıralarla dolu. Acısız yaşam elbetteki olmaz . Ama tüm bu yaşananlar benim büyümeme, olgunlaşmama yardımcı oluyor.

– Hayranlarınız. Onlara yer ayırmalıyım.. Onların sevgisi o kadar çıkarsız ki.. Ah keşke sevgililer de böyle olsa.. Çıkarsız ve temiz.. Buradan onlara ne demek istersiniz?

Sevilmek bir büyü gibi… Onların sevgisini seviyorum.. Kendimi çok şanslı hissediyorum.

– Ayça için mutluluk nedir? Mutlu olmayı hakkedenler hep mi üzülür?

Mutluluk sadece bir “an”, bir seçim esasında… Anı yaşayabilmek en önemlisi. Herkes mutlu olmayı hak eder. Sadece kişinin de kendisini mutluluğa değer görmesi lazım. Yoksa üzülecek bir şeyler elbet bulunur. Önemli neyi seçtiğimiz.

– Ah bu film benim hayatımın 2 saatlik özeti sanki.. Öyle bir film var mı?

Maalesef yok, ama kim bilir, böyle bir film belki bir gün benim oynayacağım bir film olur.

– Çok teşekkürler.. İçten sorular.. Umarım yıllar sonra bile unutmayacağınız röportaj olur…

Çok keyif aldım ben de sorularınızı cevaplarken. Çok teşekkürler…

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

TEŞEKKÜR

  • Yukarıdaki röportaj “blog.radikal.com.tr/Bloglar/ayse-karaduman” sayfasının editörü Ayşe Karaduman‘ın izni ile yayınlanmaktadır.
  • Ayşe Karaduman‘ın sitesine gitmek için lütfen tıklayınız.
 Turksinemasi.com
25 Aralık 2014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Sinema Haberleri


Saygıyla Anıyoruz