Sinema Sadece Sinema Değildir

 

 
Röportaj – Ediz Hun

Çığlık Çığlığa Bir Sevda adlı yeni filminde Zeki Müren’i canlandıran Ediz Hun’un hayatında yok yok: Sinema, siyaset, bilim, ticaret, akademisyenlik, gazetecilik… Usta oyuncu, Zeki Müren’i, Ben Kingsley’nin Gandhi’yi canlandırdığı gibi beyazperdeye taşımadığını söylüyor: “Biz Zeki Bey’den izler taşıyan bir sanatçıyı anlattık”

• Hem aktör, hem bilim adamı, hem akademisyen, hem de siyasetçisiniz…

Ticaret de yaptım. Yirmi sene matbaa yönettim.

• 1963’te, 22 yaşındayken, Ses dergisinin yarışmasında birinci seçildiniz. Nasıldı o günler?

Birinci seçilen, 6 film çekmekle mükellef oluyordu. Kadınlar arasında da Ajda Pekkan birinci olmuştu. Almanya’da diş hekimliği okuyordum. ‘Bir film çekersin, yeterli ilgi görmezse, diğer filmleri çekmen gerekmez’ dediler. Genç Kızlar’ı çektik, çok iyi iş yaptı ve13 yılım film setlerinde geçti.

• Ve 35 yaşında, evli bir adam olarak yeniden üniversite öğrencisi oldunuz. Neden?

Çünkü bilgiye değer veriyordum. 1975’te Norveç’e gittik. Orada 6 yıl kaldık, deniz biyolojisi ve çevrebilimleri bölümünden mezun olduğumda 41 yaşındaydım. Lisede vasat bir öğrenciydim fakat üniversiteyi ikincilikle bitirdim.

BİNLERCE KAKTÜSÜM VAR

• Marmara Üniversitesi’nde 18 yıl hocalık yaptınız. Ders vermeyi sürdürüyor musunuz?

2000’de Marmara Üniversitesi’nden ayrıldım. Milletvekiliydim çünkü. Şimdi; Bahçeşehir ve Okan Üniversitelerinde çevrebilimi dersleri, Maltepe Üniversitesi’nde ise sinema oyunculuğu dersleri veriyorum.

• Dünyada ilk kez siz iguananın doğal olmayan ortamda üremesini sağlamışsınız, nedir bu?

Almanya’da, Amerika’da bu çalışmalarımla ilgili makaleler yayınlandı. Biyoloji uzmanlığı; botanik kadar zoolojiyle de ilgili…

• 1999’da ANAP’tan milletvekili seçildiniz…

Çevre bakanı olacağım söyleniyordu. Fakat koalisyonun başbakanı Bülent Ecevit, ki çok kibar biriydi rahmetli, kendi ekibinden birini Fevzi Aytekin’i bakan yaptı. Ben de Çevre Komisyonu Başkanı oldum.

• Kaktüs yetiştirdiğiniz söyleniyor. Kaktüs gerçekten güzel bir bitki mi?

2 bin 100 çeşit, 3 bin 200 tane kaktüsüm var. Kaktüslerim benim evladım gibi. Avrupa’da 40 bini aşkın kaktüs meraklısı var. Ticari bir amaç olmaksızın kaktüs yetiştirenler arasında en büyük koleksiyona sahip olanlardan biriyim. Kış uykusuna yatar kaktüs. Kaktüsün geometrik şekilleri, çiçekleri çok güzeldir.

• Sokak hayvanlarıyla da ilgileniyorsunuz.

Daima. Sokaklarda kediler, köpekler aç. Kedi soğuğa pek dayanamaz, üşür, yavruysa ölebilir. Sokaklardaki köpekler, kediler, martılar, kargalar için hepimiz biraz merhametli davranabiliriz. Kedi evleri yapılması lazım. Hiç değilse soğuktan korunabilmeleri için. Köpekler ise yazın susuzluktan çok çekiyorlar. Onlar için de su kapları koymak gerek. Hepimiz Allah’ın kullarıyız. Hayat kutsal. O zavallı, güzel hayvanlar için bir şeyler yapmak, insanlığımızın gereği.

• Eski filmlerinizi izlerken ne hissediyorsunuz, ‘hey gidi gençlik’ deyip iç geçiriyor musunuz?

Güzelse ‘Aferin bana’ diyorum. Bazı filmlerde mimikleri abarttığımı görüyorum. Yaşımdan memnunum, herhangi bir şekilde geriye dönmek istemem. Bu hayata efendice veda ederim. Sağlıklıyım, Yaradan’a şükrediyorum. Bir ailem var. Çocuklarım da kendilerini kurtardılar. Sevenim var, sevmeyenim var…

GOOGLE BENİ ÇILDIRTACAK

• Sizi herkes seviyordur…

Sevmeyen de bin yaşasın.

• Film teklifleri alıyor musunuz?

Elbette. Yeni bir dizi teklifi var. Senaryoyu okuyacağım. Halkın ‘Aferin Ediz’e, gene iyi iş çıkardı’ diyeceği filmlerde olmak isterim tabii. Rolüme iyi konsantre olurum. Gerekirse kışın denize atlarım. Yani meşakkatten de kaçmam.

• Bilgisayar kullanıyor musunuz?

Bilgisayarda maillere cevap veriyorum, gazeteye (Türkiye) yazı (Yeşil Sayfa) gönderiyorum. Fakat çok da hakim değilim teknolojiye. Google’a şaşıyorum. Bir kaktüsün Latince ismini yazıyorum ‘Bunu bilmesine imkan yok’ diyorum, şak biliyor! Bilgisayar beni çıldırtacak! (Kahkahalar.)

Fatih Akın, Nuri Bilge ve Ferzan’ı görürsem yanaklarından öperim

• Siz çok ünlü bir yıldızsınız. Gençliğinizde gönül maceralarınız…

Hayatımda kızlar oldu. Fakat monogam biriyim. Daldan dala konmazdım. Kızlara karşı nazik olmaya, onları el üstünde tutmaya çalışmışımdır. Bazı ortamlarda tebessüm edenler oluyor, ben de gülümsüyorum, acaba eskiden bir yakınlığımız olmuş mudur diye düşündüğüm oluyor, hatırlayamıyorum. (Gülümsüyor.) Evlendikten sonra, 37 senedir bütünüyle mazbut bir hayatım oldu.

• Eski dostlarınızla görüşüyor musunuz? Mesela bir telefon konuşmasında ‘Türkancığım, ne günlerdi’ filan gibi konuşmaz mısınız?

Hepimiz 60’ı geçtik. Hayat durmuyor. Herkes kendi evinde. Bizim dönemin yönetmenlerinin hepsi ya kenara çekildi ya vefat etti. Bir tek Ülkü Bey kalmış. Halit Refiğ de gitti…

• Günümüz filmlerini nasıl buluyorsunuz?

Avatar, mükemmel bir film bence. Duygusu çok iyi, görselliği muhteşem, oyunculuklar güzel… Teknoloji, sanatın hizmetine girmiş bu filmde. Böyle bir film bizde 100 sene daha çekilemez. Bizde o teknoloji yok, stüdyo yok. Sesli filmi zor çekiyoruz. Bizim zamanımızda şehir filmleri vardı, şimdi köy filmleri ağırlıkta. Filmlerde kravatlı adam göremiyoruz artık.

• Yerli yapımları takip ediyor musunuz?

Dizileri izlerken bana fenalık geliyor. Hepsi aynı gibi. Bazı oyuncular iyi de, çoğu sadece repliğini söylüyor. Yerli komediler hem küfürlü hem de çok anormal, edebe aykırı sahnelerle dolu.

• Siz en çok romantik komedilerde rol aldınız. Günümüz yabancı romantik komedilerini izliyor musunuz?

İngilizlerin mizah anlayışı çok iyidir. Komedi filmlerinin hemen hepsinde bir aşk hikayesi olur. Bizde, güldürmek niyetiyle bazı sınırlar aşılıyor. Bir filmde, nasıl demeli, metan gazı vasıtasıyla şişe düşürme hareketi gösteriliyor. Bu sanat değil. Buradan kazanılan paraya da itibar etmiyorum.

• Beğendiğiniz aktörler?

Anthony Hopkins ve Sean Penn.

• Yönetmenler arasında kimleri beğeniyorsunuz?

Fatih Akın, Ferzan Özpetek ve Nuri Bilge Ceylan. Çok esaslı, ilgiye değer filmler yapıyorlar. Nerede görürsem gider yanağını öperim bu insanların.

Zeki Müren’le maalesef yakınlığımız yoktu

• Ülkü Erakalın’ın, Zeki Müren’in hayatından izler taşıyan Çığlık Çığlığa Bir Sevda adlı filminde başroldesiniz. 

Ruhi Sözen adlı içine kapanmış bir sanatçının son günlerini anlatıyor film. 24 Eylül’de vizyona girecek, Zeki Müren’in vefat yıldönümünde. Ülkü çok titizlendi. Selma Güneri, Irmak Ünal gibi oyuncular da var.

• Zeki Müren’in şarkıları kullanılmış filmde.

Evet, şarkılar için izin alındı. Fakat bizimki birebir biyografik bir film değil. Ben Kingsley’nin Mahatma Gandhi’yi canlandırdığı gibi canlandırmadım Zeki Müren’i. Çünkü fiziğimiz hiç benzemiyor. Zeki Bey’den izler taşıyan bir sanatçıyı anlattık. Gayet güzel bir film oldu.

• Zeki Müren’le bir tanışıklığınız var mıydı, görüşür müydünüz?

Hayır, maalesef yakınlığımız yoktu. Zeki Müren mükemmel bir sese sahipti. Şarkılarında duyguyu çok iyi yansıtıyordu. Bestekar olarak da değerliydi. Ülkü Bey’le dostlukları vardı. Size telefon numarasını vereyim, onunla da görüşebilirsiniz. (Ülkü Erakalın’ın telefon numarasını ezberden yazıyor.)

• Hafızanız güçlü müdür?

150-200 tane telefon vardır zihnimde. 240 kaktüs çeşidinin Latince isimlerini bilirim. Bu merakla ilgili. Hafızam o kadar da güçlü değil.

Edison ve Ediz Hun benzerliği

• 1980’li yıllarda sık sık elektrikler kesilirdi. Sizin filmlerinizi izlerdik. Filimin ortasında elektrik kesilince üzülürdük. Elektrikler geldiğinde de evdeki büyüklerden biri ‘Allah Edison’dan razı olsun’ derdi. Bir yandan da filme bakıp ‘Ediz Hun kızı dinlemedi, Ediz Hun’un babası yetişti’ gibi şeyler konuşurlardı. Biz de Edison ile Ediz Hun’u hep karıştırırdık. Size bu konuda hiç soru sorulur mu?

Çok… Daha çocukluğumda, ilkokuldayken bir kız ‘Elektriği sen mi icat ettin’ diye de sormuştu. Bizimki tam bir isim benzerliği. Edison önemli bir mucitti. Caddeyi ampullerle aydınlattığında hayretten bayılanlar olmuş. Ben yalnızca bir aktörüm.

• Bir filmde Edison’u canlandırsaymışsınız ilginç olurmuş…
Murat Menteş / Star Gazetesi

 Turksinemasi.com
7 Kasım 2012

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Sinema Haberleri


Saygıyla Anıyoruz