Sinema Sadece Sinema Değildir

 

 
Röportaj – Ergül Miray Şahin

    Yetenekli oyuncu Ergül Miray Şahin ile röportaj!

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

– Öncelikle sizi tanıyalım? Miray Şahin kimdir? Neleri sever? Hayattaki en büyük amacı nedir?

1989 da İstanbul’da doğdum. Aslen Düzceliyim. Sapanca’da Yanık Köyünde büyüdüm. Annem adige babam abhaz olduğu için çerkes kültürünün hâkim olduğu bir çocukluktu. Sakin bir hayatım var. Zamanımı denemeler yazarak, kitap okuyarak, müzik dinleyip amatörce çizim yaparak geçiriyorum.

– Kariyerinize nasıl başladınız? Engeller oldu mu?

Küçüklüğümden beri tiyatro vardı hep benim için. İçgüdüsele çok yakın bir sevgi bu. Sapanca’da kendimizce güzel işler yapmaya çalıştık. Tuncer Serdaroglu, Emel Birben ve Meryem Çelik hep adlarını anmam gereken insanlar. Her şey onların destekleriyle başladı ve gelişti. İstanbul Üniversitesi Dev. Konservatuvarını kazanınca da küçük yerdeki imkânsızlıklar aşılıp bir hayalin gerçek olabileceğini gördüm. İlk kamera önü tecrübem El Yazısı filmiyle başladı ve küçük ama güzel işlerle tecrübe kazanarak bugüne geldim. Hala öğrenmeye devam…

– Oyunculuk nedir sizin için? Tiyatro mu dizi mi?

Tiyatro çok özel. Tanımlıyım derken romantik akımına kapılıp gidebiliriz. Çok emek isteyen bir iş. Duygular düşünceler bir yana, daima beyninde yaratıcılığı harekete geçiren o yer ayık olmalı, sağlıklı olmalısın, spor yapmalısın. Hakkını verebiliriz bu işin inşallah. Ama diziyi sinemayı es geçemeyiz. Farklı bir öğreti var orda da. Bu sektörün bir uzantısı olmuş artık ve iyi işler yapılınca, tiyatrocular tanındıkça tiyatroya, sanata ilgi de artıyordur eminim. Keşke bunun için popülerliğe ihtiyaç olmasa ama bunu kökten değiştirmek artık zor.

– Sektörü değerlendirecek olsanız nelerden şikâyetçi olurdunuz?

Bence oyuncu para için çalışan bir işçi olarak değerlendirildikçe motivasyon ve ekrana yansıyan şey hep biraz eksik olacak. Eğer bir sanat eylemi görmek istiyorsak bu motivasyonu sağlamak çok önemli. Bir de samimiyetsizlikten ve rol yapmayı bir türlü bırakamayan insanlardan ürküyorum. Ama tecrübe kazandıkça bu durumlarla baş etmeyi de öğreneceğim umarım.

– Ötesiz İnsanlar size neleri kattı? Karakterinizle ortak yanlarınız var mı?

Benim için gönlümü ortaya koyarak yaptığım, her şeyiyle sahiplenip ait hissettiğim ilk iş. Elif’i hiç bir zaman unutamam. Bu kadar acı çeken bir karakter oynar mıyım bir daha bilmiyorum. Bagajlara, sandıklara kapatıldığım, soğuk, uykusuzluk, ev hasreti demeden bu kadar yoğun çalıştığım bir dönem beni güçlendirdi sanırım. Bu çok önemli. Elif yönetmenimizin ve benim yorumlamamdan çıkan bir Elif sonuçta. Başkası oynasaydı bu onun için de geçerli olacaktı. Elif’i tanıyıp sonra da benim Elif’im ‘böyle yapar’ dediğim anları yaşamak çok eğlenceli. ‘Ama ben şöyle yapardım’ dediğim anlar da var.

– Hangi yerli oyuncuları daha çok beğeniyorsunuz? Hangi isimleri örnek alıyorsunuz?

İlker Aksum, Demet Evgar, Nurgül Yeşilçay, Burçin Terzioğlu… Yerli değil ama Helena Bohem Carter ve Sean Bean’i çok beğeniyorum. Bir isim veremem ama izlediğim her filmden oyunculuk adına bir şeyler gözlemlemeye çalışıyorum. Kamera arkası görüntülerini izlemek de çok şey katıyor bence.

– Mutluluk nedir sizin için?

Kitap almak. Kontrolsüz bir kitap alıcısıyım. Okumak müthiş bir eylem bence, böyle yaşayabilirim. Bir de yazmak tabii ki. Zihnimde hikâyeleri birleştirmek, film gibi gözümün önüne getirip yazmak çok çok eğlenceli. Hem insanı üretken hissettiriyor. Buna ihtiyaç duyan bir insanım sanırım.

– Gelecek planlarınız neler? Yeni projeleriniz var mı?

İkinci Üniversite hakkımı kullanarak tarih bölümüne başlayacağım bu sene inşallah. İki okul ve bir dizi. Zor bir sene olacak. Ama kendime akademik bir kariyer yakıştırdım. Kız çocuğunu hayal kurarken düşünün, işte o moddayım bu konuda. Bir yandan oyunculuk aynı bugünkü gibi yürekten inandığım işlerle devam etsin istiyorum. Yeni bir proje yok şu an. Bu işi alnımızın akıyla bitirirsek inşallah yeni güzel işlerde karşılaşırız tekrar.

– Genç yaşta büyük sorumluluk sahibi olmak zor mu?

Zor tabii ki ama bir yandan da düşünüyorum. Şimdi olmayacakta ne zaman olacak. Büyüyünce daha büyük sorumlulukların altından daha sağlam kalkabilmem için çok güzel bir fırsat bu. Bana güvenip bir fırsat verildi. Büyük bir şans bu.

– Hayranlarınıza ne demek istersiniz? Bu sevgi karşısında?

Ben çok şaşırdım ilk zamanlarda. Bu kadar güzel karşılıklar alınca utandım biraz. İçime kaçmam rutinimdir benim. Artık toparlandım ama. Arada konuşuyoruz çok destek oluyorlar. Mutlu ediyorlar, motive ediyorlar. Bu çok çok önemliymiş. Hepimiz önce Elif’i severek başladık bu işe. Şimdi Miray abla diyerek sevdiklerinde iyi şeyler yapmışız demek ki diyorum.

Bu güzel ve samimi röportaj için ilk önce Miray Şahin sonra ise tüm hayranlarına teşekkür ediyorum.

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

TEŞEKKÜR

  • Yukarıdaki röportaj “blog.radikal.com.tr/Bloglar/ayse-karaduman” sayfasının editörü Ayşe Karaduman‘ın izni ile yayınlanmaktadır.
  • Ayşe Karaduman‘ın sitesine gitmek için lütfen tıklayınız.
 Turksinemasi.com
8 Ağustos 2014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Sinema Haberleri


Saygıyla Anıyoruz