Sinema Sadece Sinema Değildir

 

 
Röportaj – Gökçe Bahadır

    Başarılı oyuncu Gökçe Bahadır ile özel röportaj!

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

– Gökçe Bahadır.. Kısa şekilde özetleseniz; Gökçe Bahadır kimdir?

En zor kısmı kendimi anlatmak. Kısacası; burada yaşıyorum. Mesleğim oyunculuk. İşimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Özel hayatımda ise kaliteli zaman geçirmeye özen gösteriyorum. Ailem en büyük destekçim. Dostlarımla ve menajerimle vakit geçirmeyi seviyorum.

– Yaprak Dökümü belki başlangıçtı. Uzun yılların oyunculuk sınavı vardı. Hem de usta kadroyla. Yaprak Dökümü’nü hep nasıl bir iş olarak hatırlayacaksınız?

Evet özel bir iş oldu Yaprak Dökümü. Yıllar geçse de izleyenlerin hafızalarından kazınmayacak, herkesin övgüyle bahsettiği ve bahsedeceği benim için ise güzel anılarla dolu ve çok şey öğrendiğim iyi bir ekip işi oldu.

– Oyunculuk kariyeriniz ve eğitiminiz.. Biraz anlatır mısınız?

10 yıl önceydi zannedersem Hayat Bilgisi’ne başladığımda. Oyunculuk eğitimi almamıştım henüz. Dizi devam ederken Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde okumaya başladım. O dönem hem okuyup hem de çalıştım. Zor bir üç yıl oldu. Sonrasında Yaprak Dökümü başladı ve ikinci okul oldu benim için tam dört buçuk yıl boyunca. Kayıp Şehir ise mesleğimde tam bir dönüm noktası oldu. Çağan Irmak’ın yönettiği “Dedemin İnsanları” filmini de unutmamak gerek. İlk sinema filmim. En son dizim “Aramızda Kalsın” ve 9 Ocak’ta vizyona girecek olan BKM’nin “Bana Masal Anlatma” filminde konuk oyuncu olarak yer aldım. Ayrıca Levent Kazak’ın yazıp yönettiği “Kurusıkı” adlı oyunda oynuyorum. Her Cuma saat 21.00’da BKM’deyiz.

– Gökçe’nin hayalleri ve hedefi. Hayallerin gerçekleşebileceğine inanıyor musunuz?

İnanmazsam yaşayamam ki. Beni ayakta tutan şey hayallerim ve onları gerçekleştirebileceğime inanmaktır.

– Gökçe hayal ettiği yerde mi?

Çocukluğumdan beri görsel sanatlar üzerine bir iş yapmayı hayal ediyordum. Hayaldi, gerçek oldu.

– İnsanların sevgisi ve şöhret.. Şöhretin kötü yanları neler?

İkisi o kadar farklı ki. Kimse sizi şöhretsiniz diye sevmiyor bence ya da öyleyse de o gerçek sevgi değildir. Beni en mutlu eden şey; karşılaştığım insanların içten sözlerine tanık olmak. Bizi tanımıyorlar sonuçta. Oyunculuğumuzu, duruşumuzu ya da konuşmamızı bir şeyimizi seviyorlar. Diğeri ise sadece tanınan birine karşı duyduğumuz bir merak ve gelip geçici…

– Mutluluğun tarifi nedir sizce?

Mutluluğun tarifi yok ki. Keşke bir tarifi olsa da hepimiz yapsak yesek, içsek mutluluğu. Galiba önce içimizde onu bulmak gerekiyor. Kendi mutlu olmayan birinin kimseyi mutlu edebileceğini düşünmüyorum. Aslında çok küçük yerlerde olan mutluluğu bazen göremiyoruz galiba. Sağlıklı olmak, sevdiğimizden duyacağımız güzel bir söz, işimizdeki başarı, açan bir çiçek, dinlediğimiz bir müzik ve daha niceleri…

– Gökçe’nin dünyası. Biraz anlatır mısınız?

Aslında ilk soruda biraz anlattım. Çok da anlatılacak bir şey yok ki; basit bir dünyam var. Ailem, kedim, dostlarım. Yoğun bir işim var. Müzik dinlerim, dans ederim, fotoğraf çekerim, yürüyüş, yoga yaparım. Yemek yemeyi çok severim.

– Kayıp Şehir gerçek bir dönüm noktası oldu. Aslında izlerken Gökçe yoktu benim için; çünkü bir bütün vardı, karakter değil de sanki çok iyi tanıdığım biri vardı. Bunu nasıl başardınız? O karakteri yaşatmak zor muydu?

Güzel sözlerin için çok teşekkürler… Aslında benim için anlatması zor bir durum çünkü çekim yaptığımız yerler öncesinde bana çok yabancıydı, hiç gitmediğim yerlerdi ama dizi çekimleri başladığında hiç yabancılık çekmedim. Tabi ki çok kolay bir karakter değildi, bıçak sırtı bir roldü. Ama ben Aysel’i çok sevdim bunun etkisi çok büyük.

– Gökçe’nin hayat felsefesi nedir?

Kalbinin sesini dinle o sana en doğru yolu gösterir. Seveceksen doğru sev, öpeceksen yavaş öp, güleceksen çekinmeden, ağlayacaksan sonuna kadar.

– Hayal kırıklıklarının üstesinden nasıl geliyorsunuz? Kalp kırılsa da yüz güler mi?

Nasıl geliyoruz? Hayat öyle bir öğretiyor ki üstesinden gelmeyi asıl bunu öğrenebilmek marifet.

– Biraz edebiyattan konuşalım.. Gökçe için edebiyat nedir?

Şu an senin sorularını cevaplarken duygularımı, hayatımı yazıya dökmeye çalışıyorum. Edebiyat hayatın her yerinde.

– Edebiyatsız hayat; hayat mıdır?

Değildiiir! Ben ne yapayım öyle hayatı….

– Asla unutamayacağınız ve birazcıkta olsa hayatınızı anlatan edebi kitap var mı?

Hayatımı anlatan bir kitap değil ama beni en çok etkileyen kitaplardan biri “Bir Çift Yürek ” olmuştu.

– Gökçe için aşk nedir? Akıl işi mi yoksa gönül işi mi?

Off en zor soru. Şu anda okuduğum kitap yanımda duruyor; Yankı Yazgan’ın “Kalbinle Düşün, Aklınla Hisset”. Bu da bir öğrenme süreci gibi hissediyorum yoksa kim söz geçirebilmiş ki gönlüne? Bir formülü olsa keşke ama yok. Her şey olması gerektiği gibi ilerliyor.

– Sizi seven insanlara buradan ne demek istersiniz? Size olan sevgileri çok başka ve çok içten.

Bugün bulunduğum noktaya şükrediyorum ve hep daha iyisi için uğraşıyorum. Hayatımın sonuna kadar da uğraşmaya devam edeceğim. Bu yolda benim yanımda olan herkese çok teşekkür ediyorum. Umarım uzun yıllar birlikte olacağız.

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

TEŞEKKÜR

  • Yukarıdaki röportaj “blog.radikal.com.tr/Bloglar/ayse-karaduman” sayfasının editörü Ayşe Karaduman‘ın izni ile yayınlanmaktadır.
  • Ayşe Karaduman‘ın sitesine gitmek için lütfen tıklayınız.
 Turksinemasi.com
16 Ocak 2015

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Sinema Haberleri


Saygıyla Anıyoruz