Sinema Sadece Sinema Değildir

 

 
Röportaj – Nazlı Yanılmaz

    Genç yıldız Nazlı Yanılmaz ile özel röportaj !

Röportaj
AYŞE KARADUMAN

– Öncelikle sizi tanıyalım. Nazlı Yanılmaz kimdir? neleri sever ? nelerden nefret eder? hayattaki en büyük amacı nedir?

Annemle otobüse binerken Bakırköy’den Bakırköy Halk Eğitim merkezinin ilanını gördük. Annem başımın etini yemeğe başladı haydi yazıl diye. Ben bir sürü oyuncu adayı insan var anne benim ne işim var orada boşver dedim ama sürekli ısrar etti ve en sonunda kolumdan tutup beni götürdü ve her şey böyle başladı. Yönetmenle tanıştırdı beni ve Mesut Güner 15 yaşındayken beni büyüklerin sınıfına aldırdı.İlk derslerde benim burada ne işim var diye sıkılırken birkaç ders sonra her şey değişmeye başladı. Başarılı oldukça ve yönetmenden takdir aldıkça bu yaptığım şeyi sevmeye başladım. 9 ay süren bu yoğun kurstan sonra -ki eğitimi çok doyurucuydu- sene sonu sınavında jüri karşısında 100 tam puan aldım ve Atölye kiler ve Atölyedekiler grubuna dahil olup “Ortaya Karışık Yeşilçam” ve “Ortaya Karışık Tirat” adlı iki oyunumuz çıktı. 2 sene sürdü

– Oyunculuk nedir sizin için? Yaşamak mı yoksa sadece oynamak mı ?

Buradaki yaşamaktan kastınız güzel bir hayat yaşamaksa mutlu olmaksa evet. Ama maddiyat için diyorsanız o sadece başarının beraberinde gelen bir şey. Sırf bunun için oyunculuk yapmak bence çok ruhsuz bir şey ki zaten bu da oyununuza yansır. Seyirciye samimiyetinizi geçiremezsiniz. Oyunculuk, tiyatroda insanı insana, insanla anlatmaktır. Ben bu sektörde yeniyim ama para için seçtiğim bir şey değil. Zaten para için geçilen ve seçilen yollar çok mide bulandırıcı.

– Artiz Mektebi ile tanındınız. Jüri de çok önemli isimler vardı. Tecrübe kazandınız mı? bu sınav nasıl geçti?

Ekran önünde olmaya, kamera kavramıyla tanışmama çok yardımcı oldu. Çok kıymetli isimlerle çalışmak -ki ben o zamanlar 17 yaşımdaydım çok büyük bir şanstı benim için. Ama hiçbir şey benim önüme altın tepsiyle sunulmadı. Onlarca seçmeye gidip çok emek harcadım bu rolü kapana kadar. Esasen pek bir katkısı olmadı önceki çalışmalarımın. Bu iş didinmekle ve yılmamakla oluyormuş meğer.
Yarışma aslında pek bir verimli geçmedi benim için. 17 yaşımda bana hep kaynana müdür gibi büyük rolleri verildi ve seyirciye çok tiyatral bir görüntü verdim bu da ekranda o kadar sempatik görünmedi.Yarışma sadece konservatuara girmemi sağladı.

– Müjde Ar ve Nurgül Yesilçay performansınızı beğenmişti. Önemli isimler tarafından takdir görmek nasıl bir duyguydu?

Müjde Ar ve Nurgül Yeşilçay’ın beni beğenmesi elbette gururumu okşadı. Oluyor galiba diyor insan içinden.Herkes beni havada kapacak herhalde diye düşünmeye başlıyorsunuz. Kamera arkasında da bana sürekli “bu işi sakın bırakma yaşın daha küçük” “ne olursa olsun vazgeçme” başaracaksın dediler. Osman Tan Erkır bir provada bana “ben bu sektörden az çok anlıyorsam senin çok değişik bir yüzün ve çok saf bir yeteneğin var. Çok değil 10 sene içinde bu ülkede en çok aranan oyunculardan birisi sen olacaksın” demişti.

– Nazlı Yanılmaz’ın mesleğinde gelmek istediği nokta neresi? kariyeri ile ilgili en büyük hayali ne?

Her oyuncu size hayalim Hollywood demiştir ama benimkisi Cannes Film Festivali’nde olabilmek. Bir okul açabilmek. Bu benim yetiştirdiğim biri diye gurur duyabilmek. Bunu yaparken de menfaat aramadan gerçekten yeteneğine inandıklarıma yardım etmek isterim.

– Artık dizilerin ömrü kısa. Büyük bütçe ve fenomen oyuncular bile rating getiremiyor. Bunun sebebi nedir sizce?

Diziler artık üzerine çok düşünülmeden hazırlanıyor. Ünlü isimleri doldurup tutmayacak hikayelere , içi boş şeylere yöneliyorlar. Ortada inanılan bir hikaye yok, yaşanmışlık yok, bir de bir konu tuttuğu zaman herkes sömürürcesine benzer işler yapıyor ve diğerleri haliyle sevilmiyor.

– Õrnek aldığınız oyuncular kimler? İşte gerçek oyuncu dediğiniz yerli oyuncular varmı?

Yabancı deseydiniz hiç düşünmeden Natalie Portman derdim, yerli oyuncuda Çetin Tekindor’u seviyorum mesela. Örnek aldığım değil ama bir şekilde keşfedilmiş, ekranda pişmiş, eğitimini almış ve buralara tırnaklarıyla gelmiş kişiler bana ve tüm yeni oyunculara örnek oluyor Özellikle şu isim diyemem o yüzden.

– Keşke yapmasaydım dediğiniz şeyler oldu mu? Yükselirken sizi aşağıya çekmek isteyenlere güvenmek gibi mesela?

İsim vermeyeceğim ama birisi beni ünlü bir yapımcıya götürdü. Ben bir ağabey gibi yardım edecek sanıyordum. Meğersem adam oraya hep kızları, “oyuncu yaparız o benim tanıdığım palavrasıyla” götürüyormuş. Eh yapımcı da beni o kızlardan biri sanmış olabilir çünkü ben o kişinin nasıl biri olduğunu öğrendikten sonra yapımcının yüzüne bile bakamadım. Çünkü üzerime o imaj yapıştı onun gözünde. Keşke o yapımcıya o adamla değil de kendim gitseydim.Ama bu işler siz de bilirsiniz aracısız olmuyor.

– Her şeye rağmen son durak demediniz. Ve yola devam ettiniz. Oynadığıniz dizi peki? Bir Aile mi yoksa sadece set ortamı mı?

Tam bir aile. Hatta babam rolündeki Naşit Özcan’a gerçekte de babişko diyorum. Annemi oynayan Sibel Seyhan Bayhan’a anne demeyi onun zoruyla bıraktım Her gün mutlaka telefonlaşırız hal hatır sorarız. Yasemin Öztürk de tam bir arkadaş benim için. Her konuda bana hepsi çok destek oluyorlar. Bu kadar düzgün ve profesyonel insanların benim ailemi oynuyor olması ve gerçekte de ailem gibi olması çok büyük şans benim için. Bu yüzden çok mutluyum.Hüseyin Köroğlu abimi de sette sağlam bir direk olarak görüyorum. Onun varlığı bana aşırı bir güven veriyor onu da çok seviyorum.

– Nazlı Yanılmaz’ın sahip olduğu kitle var. Sayısı önemli değil. Bu sizi motive ediyor mu? Mutlu oluyormusunuz?

Arada bir beni ağlatıyorlar desem. Bazıları o kadar çok seviyor ki şaşırıyorum duygulanıyorum. Bu röportaj hashtag’ine atılan mesajları ve size yapılan baskıyı gördüm. Gece bu nasıl bir sevgidir yahu deyip ağladım. Sürekli gururumu okşuyorlar, bazı günler moralim çok bozukken beni resmen ayağa kaldırıyorlar. Onları çok seviyorum.Ne enteresan delğil mi? Bu röportaj bile onların sevgisinin bir ürünü. Ayrıca bu benim için çok büyük bir fırsat size de bu konuda çok teşekkür ediyorum.

– Kesinlikle çok büyük bir ilgi vardı. Şöhret sizi değiştirdi mi? Şõhretin insanı değistirebileceğine inanıyormusunuz?

Şöhret elbette insanı değiştirir. Hiçbir şey değişmese yürüyüşünüz değişir. Benim üzerimde henüz bir etkisi olmadı Heyecanla bekliyoruz etkisi olacak mı diye.

– Gençlere destek olmak ve fırsat vermek borcumuzdur. Çünkü aynı yollardan geçerek büyüyoruz. Sektörden şikayetçimisiniz?

Sektörü genelleyecek kadar tecrübem olmadı ama ben sevgisiz bir ortamda çalışamam. İçinde çıkar olan, dedikodu dönen, kenetlenmemiş bir ekibin parçası olmayı hiçbir zaman istemem. Birileri işini iyi yapmıyor diye işini iyi yapanların zamanının ve emeğinin harcandığına tanık oldum. Bu mesela beni çok üzüyor.
En çok şikayetçi olduğum şey herkes aynı yollardan geçiyor ama geçtikleri yolu hemen unutuyorlar.

– Yeni projeleriniz varmı? Gelecek ile ilgili planlarınız neler?

Şimdilik dizinin 2. sezon hazırlıklarını yapıyoruz. Görüşmelere gidiyorum elbette ama bu iş devam ettiği sürece burada kalmak istiyorum. En başta da konuştuğumuz gibi bir sürü proje batıyor, yayından kalkıyor. Bu insanın risk almasını engelliyor ki zaten ben de pek risk alacak durumda değilim. Bu benim ilk işim ve işime olabildiğince sarılmalıyım. Elimden gelenin en iyisini yapayım zaten diğer işler kendi gelir o zaman.Torpil olmadan olmuyor hiçbir şey.

– Yıllar sonra bu röportajınızı okuyacaksınız belkide. Ne hissedeceksiniz ? Çünkü çok şey değişecek hayatınızda.

Umarım çok şey değişir ve sizinle bugunu yad ederiz… Bugünkü röportajı unutmamın imkanı yok çünkü ilk, ilk aşk gibi, düşünün o kadar önemli …umarım ilerde yeni röportajlarım yapıldığında bugünküyle aynı kişi olurum.

– Hayak kırıklığı pes etmenize hiç sebep oldu mu?

Çok yeniyim evet ama yüz kere bıraktım mesleğimi desem? Menfaatkar insanlar gördükçe “yok olmayacak” dedim, “başka şeylere yöneleyim” dedim ama her seferinde “tam bitti” derken başka bir kapı açıldı ve aklıma tecrübeli isimlerden kazınan o cümle ”ne olursa olsun bırakma”.

– Kesinlikle asla bırakmayın. Çünkü düşmeye yakın olduğunuz zaman bile bir umut hep vardır.Oyunculuk hayatınızın hangi yerinde?

Tam merkezinde hatta öyle ki benim oyunculuğun üzerine örülmüş bir hayatım var temel bir ihtiyaç gibi. Her şeyimi buna göre organize etmeye çalışıyorum hep bu yönde gelişmeye çalışıyorum. Bu konuda bilgi açıyım.

– Kötü karakteri canlandırmak istermisiniz? İzleyiciler nefret bile etse? Oyunculuk için fedakarlık yapabilmisiniz?

Şu anda zaten dizinin kötü kadınını canlandırıyorum ve cidden benden nefret eden bir kitle var ama onlar nefret ettikçe ben işimi ne kadar iyi yaptığımı anlıyorum ,benden nefret etsinler sonuçta nefret aşk kadar güçlü bir duygu bir anda aşka dönüşebilir bu , değil mi? oyuncu rolü neyi gerektiriyorsa onu yapar bence buna fedakarlık diyemeyiz.Dozunda ve hikayeye hizmet eden her şey olabilir.

– Tabiikide. Nefret olmadan sevgi sahte kalabiliyor bazen.Ki kötüyü canlandırmak hep daha zordur. Kimlerle aynı projede rol almak isterdiniz?

Belki bir klasik olacak ama Şener ŞEN ‘le bir projede olmak çok isterim ondan çok şey öğrenebileceğimi düşünüyorum ayrıca bana çok sevimli biri gibi geliyor, hani cebinde hep gofretle gelen, yolunu gözlediğiniz, tatlı amcanız gibi.

– Ve son olarak sizi sevenlere ne demek isterseniz ve soruları nasıl buldunuz?

Umarım sevgilerine layık biriyimdir. Bu röportaj bile onların bir eseri. Sorular bence çok güzel ve seviyeliydi. Sizi hiç tanımadığım halde kanım ısındı. Ayrıca bu şansı bana verdiğiniz için teşekkür ederim. Gece heyecanla bekledim hashtag’in sonuçlanmasını. Güldüm ağladım mesajları okudukça. Tekrar tekrar zamanınız ve ilginiz için teşekkür ederim. Gençlere destek olmanız çok hoşuma gitti. Yalnız olmadığımı hissettirdiniz bana.

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

TEŞEKKÜR

  • Yukarıdaki röportaj “blog.radikal.com.tr/Bloglar/ayse-karaduman” sayfasının editörü Ayşe Karaduman‘ın izni ile yayınlanmaktadır.
  • Ayşe Karaduman‘ın sitesine gitmek için lütfen tıklayınız.
 Turksinemasi.com
25 Temmuz 2014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Sinema Haberleri


Saygıyla Anıyoruz