Sinema Sadece Sinema Değildir

 

 
Röportaj – Onur Sermik

    Genç oyuncu Onur Sermik ile çok özel röportaj!

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

– Öncelikle sizi tanıyalım Onur Sermik kimdir? Hedefi nedir?

Onur Sermik 1991 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğretimini bu şehirde tamamlayan genç oyuncu daha sonra Nişantaşı Nuri Akın Anadolu Lisesi’nden başarıyla mezun olmuştur.

Oyunculuk yanında stand-up gösterileriyle de dikkat çeken oyuncu 2008 yılında SAKM (Sadri Alışık Kültür Merkezi) bünyesinde oyunculuk dersleri almaya başlamıştır. Bu süre içinde Asiye Nasıl Kurtulur, Salak Oğlum, Yanlışlıklar Komedyası ve Size Nasıl Geliyorsa Öyledir gibi tiyatro oyunlarında rol almıştır. Bir hayli çalışkan ve üretken olan oyuncu geçtiğimiz yıl kadrolu olarak Sadri Alışık Tiyatrosu’nda görev yapmaya başlamıştır.

SAKM’deki hocalarının da teşvikiyle komedi alanında büyük yeteneği olduğunu fark eden oyuncu geçtiğimiz yıl kendi yazdığı bir gösteri ile Maya Sahnesinde izleyicilerin karşısına çıktı. Genç nesil komedyen adayı tiyatrodan bazı arkadaşlarıyla birlikte çeşitli skeçler hazırlayarak video paylaşım sitelerine yükledi. Bu skeçlerden özellikle Kuzey Güney dizisine göndermeler yaptığı Lodos ile Poyraz skeci büyük ilgi gördü.

Onur Sermik ayrıca kendi yazdığı ve “Scan Etmek” adını verdiği tek kişilik stand up gösterisine devam etmektedir. Sahnede yerine duramayan genç oyuncunun oyununda, bir internet kafeye giren bayanın elindeki evrakı scan etme (tarama) isteği ve sonrasında gelişen komik olaylar konu ediliyor.

Doksanlar dizisinde mahalle kabadayısı tiplemesi ile de büyük beğeni kazanan genç oyuncu futbol, basketbol ve voleybol gibi spor dallarında da yetenekli. Doksanlar dizisinin Alper’inin 1.86 boyunda ve 77 kilo olduğunu, açık bir tene ve kahverengi gözlere sahip olduğunu da belirtelim. Ayrıca şu anda Beni Böyle Sev dizisinde Ahmet karakterini canlandırmaktadır.

Hedef kısmına gelince yaklaşık 3 yıldır stand-up gösterileri yapıyorum, şu anda da Beni Böyle Sev dizisinde oynuyorum, bu yaptığım işleri en iyi şekilde yapmak öncelikli amacım, uzun vadeli amaçlarım ise oyunculuk ve özellikle stand-up konusunda yeteneklerimi herkese ispat edebilmek, bunun için devamlı bir çalışma içerisindeyim…

– Kariyeriniz nasıl başladı?

15 yaşında Sadri Alışık Tiyatrosunda oyunculuk eğitimi almaya başladım, daha sonra kurumun oyuncusu haline geldim, uzun süre tiyatro yaptım, harika zamanlar geçirdim, konservatuarı kazandım. Daha sonra Doksanlar macerası başladı, benim için uzun bir süreçti, ufak bir çocukken başladığım yolda genç bir adam olarak devam ediyorum. Stand-up kariyerim ise hocalarımın yönlendirmesiyle başladı, babamın meşhur bir hikayesi vardı ‘ölüye yumruk’ diye, onu devamlı anlatırdım herkes çok gülerdi, daha sonra bu hikayelerin sayısını arttırarak bir oyun haline getirdim ve gösteri yapmaya başladım..

– Kariyerinizde en büyük destekçiniz kim veya kimler oldu?

İlk başlarda açıkçası kimse destek olmadı, herkesin bu işe baktığı gibi annem ve babamın da bir önyargısı vardı, cebimde bir altın bilezik olmasını bu işi hobi olarak yapmam gerektiğini söylüyorlardı, zamanla onların bu düşüncesini yendim, bu benim için çok büyük bir mutluluktu, annem ve babam dışında amcam Vehbi Dinçcan’ın üzerimde emeği çok fazladır, bana hep destek olmuştur. Kerem Alışık’ın üzerimde çok emeği vardır, güzel insanlarla tanışma fırsatım oldu hep.

– Hayat felsefeniz nedir?

Mutlu olmak ve mutlu edebilmek, hümanistim, insanlara iyilik yapmanın, kötülük yapmaktan çok daha zevkli bir şey olduğunu düşünüyorum, hayata en zor anda bile gülerek yaklaşıyorum, yoksa bu hayat çok zor ve çok sıkıcı, onu gülerek yeniyorum, hayat kısa çok gül, hayat felsefem bu diyebilirim (pek yaratıcı olmadı ama).

– Doksanlar size neleri kattı?

Doksanlar uzun soluklu ilk televizyon projem, daha önce birçok dizide bölüm oyunculuğu yapmıştım, ama çok şey öğrenme şansım olmamıştı, Doksanlar sayesinde televizyon oyunculuğunu öğrendim, harika insanlarla tanıştım, setin ne olduğunu öğrendim, tiyatro oyunculuğu ile televizyon oyunculuğunun çok farklı olduğunu öğrendim, Doksanlar benim için bir dönüm noktası oldu diyebilirim.

– Sizin için oyunculuk nedir? Sadece dizilerde rol almak mı?

Oyunculuk bir yolculuktur. Şaka bir tarafa beni dünyada en mutlu eden şey ne diye sorsanız oyunculuk derim, bu hayattaki en güzel şey sevdiğin işi yapıp para kazanabilmek, ben oyunculuğu hiçbir zaman para için yapmadım, zaten oyunculuk benim için çok büyük bir zevk birde üstüne para veriyorlar (anlamış değilim). Ama buradaki ince noktaya değinmek istiyorum bir işi eğer yapabiliyorsanız o iş size zevk veriyor, mutlu ediyor, bu çok önemli bir detay ve bu da zamanla oldu. Ben uzun süre bu işi tam olarak yapamamışım. Diğer soruya gelince tabii ki sadece dizilerde rol almak değil, ancak insanımızda ister istemez böyle bir algı var, tiyatro seyircisi çok sınırlı televizyonun rahatlığı bir başka, bizde kitlelere ulaşmak derdimizi anlatmak için ve aynı zamanda para kazanabilmek için, hayatımızı sürdürebilmek için dizi oyunculuğu yapıyoruz, yoksa tiyatronun tadını alan bir insan için dizi oyunculuğu her zaman ikinci planda kalmaya mahkumdur..

– Onur Sermik’in gösterileri var. Beklenen ilgiyi toplayabildi mi?

İşte kanayan yarama parmak bastınız şu an (ağlıyor). Azimle gösterilerime devam ediyorum. İlk başladığım zaman ortalama seyirci sayım her gösteride 10 ile 15 idi. Şimdi 200?250 civarında, benim için önemli bir gelişim söz konusu ama gönül ister ki her oyun dolu olsun, her oyun seyirci gelsin, beraber gülelim. Ama benim stand-up yaptığımı beni çok yakından takip etmeyen insanlar dışında birçok kişi bilmiyor. Yaklaşık 3 yıldır bu işi yapıyorum, çok zevk alarak yaptığım bir iş, gelişim konusunda daha detaylı cevap vermek gerekirse eskiden 20 kişilik salonlarda oynardım, şimdi 300 kişilik, eskiden biletlerimi elden satmaya çalışırdım, şimdi biletler biletixte, eskiden afişim evimin duvarında dururdu, şimdi tiyatro panolarında. Sanırım zamanla bazı şeyler, azimle bazı şeyler güzel olacak gibi gözüküyor ben buna inanıyorum..

– Mutlu musunuz gerçekten?

Mutlu musunuz gerçekten? Hmm.. Çok şükür diyelim.. Çok mutsuz mu gözüküyorum? Şu an kendimi sorguladım, duygusal bir halim var, şu an duygusallaştım burada kesebilir miyiz? (gülüyoruz)

– Gelecek planlarınız neler?

Gelecek planları yapmıyorum açıkçası, ileride Karadeniz’de yaşama hayalim var, 40 sene sonra eğer yaşıyor olursam. Kariyer anlamında ise şu anda yaptığım şeyleri en iyi şekilde yapmak istiyorum ve bu yaptığım şeyleri büyüterek daha fazla insanla paylaşmak istiyorum, şu an hayatımı buna adamış durumdayım.

– Hayranlarınız var artık. Buradan onlara ne demek istersiniz?

Evet hayranlarım var, şaşkınım onlara sormak istiyorum benim neyime hayran oldunuz? Şaka bir tarafa yaptığım iş televizyon işi olmasına rağmen onlardan hiçbir farkım olmadığını gördükleri için beni sevdiklerini düşünüyorum, metrobüste, otobüste, vapurda karşılaşıyoruz, bankamatikte sıra bekliyoruz. Benim ne kadar az param olduğunu görüp acıyorlar bana, para teklif ediyorlar. 🙂 Samimiyeti koruyabilmek çok önemli, onlar hep olsunlar bende olayım, beraber yürüyelim.. Herkesi çok seviyorum vallahi.. Bu güzel röportaj için de çok teşekkür ederim sevgili Ayşe Karaduman..

Röportaj: AYŞE KARADUMAN

TEŞEKKÜR

  • Yukarıdaki röportaj “blog.radikal.com.tr/Bloglar/ayse-karaduman” sayfasının editörü Ayşe Karaduman‘ın izni ile yayınlanmaktadır.
  • Ayşe Karaduman‘ın sitesine gitmek için lütfen tıklayınız.
 Turksinemasi.com
24 Eylül 2014

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Sinema Haberleri


Saygıyla Anıyoruz